Yalçınkaya Kararı

YÜKSEL YALÇINKAYA / TÜRKİYE
  • Karar Adı: Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye
  • Başvuru Numarası: 15669/20
  • Karar Mercii: AİHM Büyük Daire
  • Karar Tarihi: 26 Eylül 2023
  • İhlal Edilen Maddeler: AİHS m. 7 (Kanunsuz suç ve ceza olmaz),

AİHS m. 6 § 1 (Adil yargılanma hakkı),

 AİHS m. 11 (Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü).

  • Temel Nitelik: Bu başvuru, AİHM tarafından benzer vakalar açısından bir “leading case” (önde gelen ve diğerlerine örnek olacak emsal karar) olarak seçilmiş ve yargı yetkisi İkinci Bölüm’den Büyük Daire’ye devredilerek karara bağlanmıştır. Demirhan, Bozyokuş, Seyhan ve Karslı gibi binlerce “takip davası” (follow-up) bu kararda ortaya konan bağlam, ilkeler ve ihlal tespitleri (özellikle m. 7 ve m. 6 § 1) çerçevesinde değerlendirilmektedir,,. Mahkeme sorunun çok sayıda kişiyi etkileyen sistemik bir problem olduğunu ve ulusal düzeyde çözüm gerektirdiğini tespit etmiştir.

1.Davanın Konusu ve Arka Planı

 Yüksel Yalçınkaya davası, Kayseri’de bir devlet okulunda öğretmen olan başvurucunun, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak (TCK m. 314/2) suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmesiyle ilgilidir. Başvurucunun mahkumiyeti, belirleyici ölçüde, yerel mahkemelerce FETÖ/PDY üyelerinin özel kullanımına tahsis edildiği kabul edilen şifreli mesajlaşma uygulaması “ByLock”u kullandığı iddiasına dayandırılmıştır,.

  1. Delil Türleri

Başvurucu Yüksel Yalçınkaya’nın mahkumiyetine esas alınan deliller dosyada şu şekilde sayılmaktadır:

  • ByLock kullanımı (başvurucunun 408783 ID numarasıyla ve “turuncu” renk koduyla uygulamayı kullandığına dair MİT ve KOM raporları),.
  • Bank Asya hesap işlemleri (özellikle 2014 yılında bankaya para yatırılması),.
  • 667 sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitim-Sen (sendika) ve Kayseri Gönüllü Eğitimciler Derneği üyelikleri,.
  • İsimsiz ihbar (başvurucunun FETÖ/PDY üyesi olduğuna dair polise gelen imzasız telefon),

 

3.Kararın Özü ve İhlal Gerekçeleri

 AİHM, Türk mahkemelerinin ByLock kullanımına yönelik “tek tip ve genelleyici” yaklaşımının Sözleşme’yi ihlal ettiğine hükmetmiştir,.

  1. Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz İlkesi (Madde 7) Mahkeme, 6 oya karşı 11 oyla bu maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
  • Bireyselleştirme Eksikliği: Yerel mahkemeler, suçun maddi ve manevi unsurlarını (özel kasıt, bilme ve isteme) başvurucu için ayrı ayrı ve somut bir şekilde ortaya koymamıştır,.
  • Otomatik Mahkûmiyet: ByLock kullanımı, şahsın örgüt içindeki hiyerarşik konumu veya organik bağı araştırılmaksızın ve mesaj içerikleri dahi tespit edilmeden “silahlı terör örgütüne üye olmakla” eşdeğer tutulmuştur,,.
  • Öngörülemez Yorum: AİHM, iç hukuktaki terör örgütü üyeliği kriterlerinin (süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk) bu şekilde genişletilerek uygulanmasını, yasanın öngörülemez ve kapsamlı bir yorumu olarak nitelendirmiş; suçun “objektif sorumluluk” (katı sorumluluk) gerektiren bir suça dönüştürülmesini m. 7’ye aykırı bulmuştur.
  1. Adil Yargılanma Hakkı (Madde 6 § 1) Mahkeme, 1 oya karşı 16 oyla bu maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
  • Delillere İtiraz İmkânı: Başvurucunun, mahkumiyetindeki temel delil olan ByLock verilerinin bütünlüğüne ve sıhhatine (MİT tarafından elde edilen ham verilere) etkili bir şekilde itiraz etmesine ve bunların doğruluğunu sorgulamasına olanak tanınmamıştır,,.
  • Silahların Eşitliği: Savunma makamına, kendisiyle ilgili deşifre edilen materyalin (ham verilerin) verilmemesi ve iddia makamıyla eşit şartlarda bağımsız teknik inceleme yapma taleplerinin cevapsız bırakılması “silahların eşitliği” ilkesini zedelemiştir,,,.
  • Gerekçeli Karar Eksikliği: Yerel mahkemeler, ByLock verilerinin güvenilirliği, verilerin adli makamlara iletilmeden önceki bütünlüğü ve uygulamanın “münhasıran” bir örgüt aracı olduğu iddialarına karşı savunmanın sunduğu argümanları (örneğin uygulamanın herkesçe indirilebilir olması) yeterince ve makul gerekçelerle karşılamamıştır,,.
  1. Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü (Madde 11) Mahkeme, oybirliğiyle bu maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
  • Yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir sendikaya ve derneğe üyeliğin, başvurucunun şiddeti teşvik eden herhangi bir eylemi bulunmamasına rağmen, sırf bu kurumlara üyelik nedeniyle silahlı terör örgütü mahkumiyetine destekleyici kanıt olarak kullanılması, yasanın öngörülemez bir şekilde genişletilmesi olarak değerlendirilmiştir,

 

 

 

  1. Tazminat ve Giderler (Madde 41)
  • Manevi Tazminat: Mahkeme, ihlal tespitinin başvurucunun uğradığı manevi zarar için tek başına yeterli bir adil tazmin oluşturduğuna hükmetmiş, ayrıca manevi tazminata yer olmadığına karar vermiştir,,.
  • Yeniden Yargılama: Başvurucunun maddi/manevi zararı için en uygun telafi biçiminin, talep edilmesi halinde CMK m. 311/1-f uyarınca iç hukuktaki yargılamaların yeniden başlatılması olduğu açıkça belirtilmiştir,,.
  • Masraf ve Giderler: Demirhan gibi takip davalarının aksine “leading case” (öncü dava) olmasının da etkisiyle, Mahkeme başvurucuya yargılama masraf ve harcamaları için 15.000 euro ödenmesine karar vermiştir,

 

5.Kararın Sistemsel Önemi

Mahkeme, AİHS m. 46’yı (Kararların Bağlayıcılığı ve İnfazı) uygulayarak, ihlale yol açan durumun münferit bir yargı hatası olmadığını; Türk yargısının ByLock kullanımına yaklaşımından kaynaklanan sistemik bir sorun olduğunu tescil etmiştir,. AİHM, elinde bu sorundan kaynaklanan 8.000’den fazla bekleyen başvuru bulunduğunu ve Türkiye’deki ByLock kullanıcısı sayısının 100.000 civarında olduğunu not düşmüştür,,.

  1. Uygulamaya İlişkin Notlar

Karar, Büyük Daire tarafından verildiği gün kesinleşmiş olup icra/uygulama denetimi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderilmiştir. Mahkeme, ihlal tespiti sonrasında bireysel düzeyde en uygun telafi yönteminin CMK m. 311/1-f uyarınca yeniden yargılama olduğunu vurgulamıştır. Ancak daha da önemlisi, sistemik problemi çözmek amacıyla, devletin Sözleşme’nin 46. maddesi kapsamındaki yükümlülüklerine dayanarak, gelecekte çok sayıda benzer ihlalin önüne geçmek için salt bu dosyaya özgü kalmayıp geniş ölçekli genel tedbirler alması gerektiğini karar altına almıştır,,. Ulusal mahkemeler, görülmekte olan veya yeniden açılacak tüm davalarda AİHM’in ByLock ve diğer yan deliller konusundaki bu Sözleşme standartlarını dikkate almak zorundadır.