1) Temel Kavramlar:
Eşyaya El Koyma (CMK 127): Suçun delili olan veya müsadereye tabi olan eşyanın geçici olarak devlet muhafazasına alınmasıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hâllerde kolluk amirinin emriyle yapılabilir. Ancak bu işlem 24 saat içinde hâkim onayına sunulmalı; hâkim ise 48 saat içinde kararını vermelidir. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.
Mal Varlığı Değerlerine El Koyma (CMK 128): Taşınmazlara, banka hesaplarına, hak ve alacaklara veya şirket ortaklık paylarına yönelik kısıtlamadır. Bu tedbir yalnızca hâkim kararıyla ve kural olarak Kanun’da sayılan “katalog suçlar” çerçevesinde uygulanabilir. Uygulama; tapu siciline, bankaya veya Ticaret Sicil Müdürlüğüne şerh düşülmesi suretiyle yürütülür.
Şirket Yönetimi İçin Kayyım Atanması (CMK 133): Bir şirketin faaliyeti çerçevesinde suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe varsa, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için şirket yönetimine el konulmasıdır. Katalog suç şartına bağlı olan bu işlemde kayyım, hâkim veya mahkemece atanır. Kayyımın görev sırasındaki hatalı işlemlerinden doğan tazminat talepleri doğrudan Devlet aleyhine açılır (idarenin rücu hakkı saklıdır).
Müsadere (Nihai Güvenlik Tedbiri – TCK 54-55): Suçla bağlantılı eşyanın veya suçtan elde edilen kazancın mülkiyetinin kesin olarak devlete geçirilmesidir. Koruma tedbirlerinden farklı olarak, mahkûmiyet hükmüyle birlikte (veya belirli şartlarda bağımsız olarak) verilir. İyi niyetli üçüncü kişilere ait mallar müsadere edilemez.
2) Mal Varlığına El Koyma (CMK 128) ve TMSF Kayyımlığı
Ceza muhakemesinde mal varlığına el koyma, sadece bir kısıtlama değil; mülkiyet hakkının özüne dokunan ve 2025 yılı başındaki yasal değişiklikle yönetimi tamamen ihtisaslaşmış kurumlara devredilen bir süreçtir.
A) El Koyma Kararının Şartları ve Kapsamı
Bir mal varlığı değerine (taşınmaz, banka hesabı, şirket payı vb.) el konulabilmesi için şu kümülatif şartlar aranır:
- Kuvvetli Şüphe ve Somut Delil: Suçun işlendiğine ve söz konusu varlığın bu suçtan elde edildiğine dair kuvvetli belirtiler bulunmalıdır.
- Rapor Zorunluluğu: El koyma kararı verilmeden önce; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), MASAK veya hazine uzmanlarından rapor alınması zorunludur. Bu raporun hazırlanma süresi 3 ay olup, zorunlu hallerde 2 ay daha uzatılabilir.
Hâkim Kararı ve Katalog Suçlar: El koyma ancak hâkim kararıyla ve Kanun’da sınırlı sayıda sayılan (Uyuşturucu ticareti, Nitelikli Dolandırıcılık, Anayasal Düzene Karşı Suçlar, Casusluk vb.) katalog suçlar kapsamında yapılabilir.
B) 7539 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Rejim (TMSF Yetkileri)
4 Şubat 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7539 sayılı Kanun ile kayyımlık ve mal varlığı yönetimi radikal şekilde değişmiştir:
- Yönetim Yetkisi: Şirket yönetimi veya mal varlığı değerleri için kayyım atandığında, bu görev doğrudan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülür. TMSF, genel kurul yetkilerini Türk Ticaret Kanunu (TTK) kısıtlamalarına tabi olmaksızın kullanır.
- Satış ve Tasfiye: TMSF; şirketin veya mal varlığının kısmen/tamamen satışına, feshine veya tasfiyesine karar verebilir. Bu süreçte azınlık pay sahiplerinin rızası aranmaz; amaç varlığın değerinin korunması ve “basiretli tacir” gibi işletilmesidir.
- Tedbirlerin Durumu: TMSF kayyım olarak atandığında, söz konusu varlıklar üzerindeki önceki CMK 128 şerhleri ve tedbirleri (devrin önündeki engelleri kaldırmak amacıyla) Fon’a devirle birlikte kanun gereği kalkmış sayılır.
- Yargı Yolu: TMSF’nin kayyımlık yetkisi kapsamında tesis ettiği idari karar ve işlemlere karşı açılacak iptal davaları, TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür.
3) Koruma Tedbirlerine Karşı Başvuru Yolları
Mülkiyet hakkına yönelik kısıtlamalara karşı izlenecek yol haritası, işlemin bir mahkemeden mi yoksa TMSF’den mi geldiğine göre değişmektedir:
- Adli Tedbirlere İtiraz (El Koyma Kararı): Ceza muhakemesi kapsamında hâkimlikler tarafından verilen el koyma kararlarına karşı, CMK 268 uyarınca kararı veren hâkimliğin numara olarak kendisini izleyen mercie (yoksa en yakın ağır ceza mahkemesine) itiraz edilir. Bu itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren 2 haftadır.
- İdari İşlemlere Karşı İptal Davası (TMSF İşlemleri): 7539 sayılı Kanun ile getirilen özel hüküm gereği, TMSF’nin kayyımlık yetkisi kapsamında tesis ettiği satış, tasfiye veya yönetimsel işlemlere karşı açılacak davalar, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu davalarda yetkili merci İstanbul İdare Mahkemeleridir.
- Anayasa Mahkemesi (Bireysel Başvuru): İç hukuk yolları (istinaf ve temyiz süreçleri) tamamen tüketildikten sonra, mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla AYM’ye gidilebilir. Başvuru süresi, nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Savunmanın odağı, tedbirin “ölçüsüzlüğü” ve “makul süreyi aşması” olmalıdır.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): AYM kararının ardından başvurulacak son mercidir. AYM kararının tebliğinden itibaren 4 ay içinde başvuru yapılmalıdır. AİHM, bu dosyaları Ek 1 No’lu Protokol (Mülkiyetin Korunması) kapsamında, kamu yararı ile bireysel hak arasındaki “adil denge” üzerinden denetler.
4) Savunma Stratejisi: Mülkiyet Hakkının Korunması
Mal varlığına el koyma ve kayyım işlemlerine karşı savunma kurgulanırken şu teknik argümanlar ön plana çıkarılmalıdır:
- İlliyet Bağının Yokluğu: El konulan varlığın “suçtan elde edildiğine” dair somut bir bağ kurulmadığı, varlığın meşru kazançlarla (miras, kredi, önceki yatırımlar) edinildiği ispatlanmalıdır.
- Rapor Eksikliği: BDDK veya MASAK raporu alınmadan veya raporun içeriği somut veriye dayanmadan verilen kararlar usulden hukuka aykırıdır.
- Ölçülülük İlkesi: Şirketin tüm yönetimine el koymak yerine, denetçi atanması gibi daha hafif tedbirlerin yeterli olup olmayacağı tartışılmalıdır.
- Süreç Belirsizliği: Tedbirin makul süreyi aşması ve mülkiyetin kullanılamaz hale gelmesinin “hükümsüz infaz” olduğu vurgulanmalıdır.