Usulsüz Arama ve Hukuka Aykırı Delillerin Hükme Etkisi
KARARIN KÜNYESİ
- İlgili Mahkeme: Yargıtay 7. Ceza Dairesi
- Esas Numarası: E. 2022/16106
- Karar Numarası: K. 2024/3115
- Karar Tarihi: 21.03.2024
- Hukuk Dalı: Ceza Muhakemesi ve Ceza Hukuku
- Kararın Özü: Hukuka Aykırı Delil Hükme Esas Alınamaz
- OLAYIN MADDİ GEÇMİŞİ Olay tarihinde Van Ferit Melen Havalimanı’nda, Aras kargo aracılığıyla gönderilmek istenen bir paket x-ray cihazından geçerken şüphe çekmiştir. Şüphe üzerine paket açılmış ve yapılan aramada, cep telefonlarına ait 37 adet ana kart ele geçirilmiştir. Bunun üzerine paketin alıcısı ve göndericisi olan sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3’üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
- HUKUKİ UYUŞMAZLIK VE ARAMADAKİ USULSÜZLÜKLER Yargıtay incelemesinde, suça konu eşyaların ele geçirildiği arama işleminde çok temel usul hataları ve hukuka aykırılıklar tespit edilmiştir:
- Arama Kararının Bulunmaması: Aramanın yasal olarak yapılabilmesi için mahkemece verilmiş bir karar veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı bir arama emri dosyada bulunmamaktadır.
- Aramayı Yapan Personelin Yetkisizliği (Polis – Gümrük Memuru Ayrımı): Arama işlemi, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun Ek 1. maddesine dayanılarak polis memurları tarafından yapılmıştır. Ancak Yargıtay, bu kanun maddesinde “Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile Gümrük Kanunu’nun arama ile ilgili hükümlerinin saklı tutulacağının” açıkça belirtildiğine dikkat çekmiştir.
- Bu istisnai hüküm sebebiyle, ortada bir kaçakçılık şüphesi varken arama işleminin 5607 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereğince gümrük memurlarınca yapılması gerekirdi. Polislerce yapılan bu arama, usul ve kanuna tamamen aykırıdır.
- HUKUKA AYKIRI DELİL VE ANAYASAL GÜVENCELER Usulsüz arama ve yetkisiz memurlarca elde edilen bu eşyalar, hukuken doğrudan “hukuka aykırı delil” niteliğine dönüşmüştür. Yargıtay kararı bozarken şu emredici yasal düzenlemeleri hatırlatmıştır:
- Anayasa Madde 38/6: “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.”
- 5271 sayılı CMK İlgili Maddeleri: Kanunun 206’ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217’nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230’uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca; yargılamada yalnızca hukuka uygun surette elde edilen deliller kullanılabilir. Kanuna aykırı elde edilen hiçbir bulgu mahkumiyet hükmüne esas alınamaz.
- SONUÇ VE KARAR Sanıklar, yargılamanın hiçbir aşamasında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir. Yargıtay; ele geçirilen eşyanın fiziken var olduğu ve kaçak olduğu anlaşılsa bile, Anayasa ve CMK’nın emredici düzenlemeleri karşısında bu eşyaların hukuka aykırı yollarla elde edildiği için hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır.
Tüm bu nedenlerle, dosyada hukuka uygun başkaca bir delil kalmadığından sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.



