
AİHM başvurusu, iç hukuk yolları tükendikten sonra temel hak ihlallerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında incelenmesi için yapılan, nihai karardan itibaren 4 ay içinde kullanılabilen uluslararası bireysel başvuru yoludur.
AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan hakların devletler tarafından ihlal edilmesi durumunda başvurulan uluslararası bir yargı organıdır. Mahkeme bir “üst temyiz mercii” değildir; yalnızca iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra devreye giren “ikincil” bir denetim mekanizmasıdır.
AİHM’e başvurabilmek için üç temel kriterin bir arada bulunması gerekir:
AİHM, başvurucunun ülkesindeki mahkemelere iddialarını açıkça anlatmış olmasını ister. Sadece “itiraz ettim” veya “dava açtım” demek yeterli değildir.
AİHM şuna bakar:“Bu kişi, ihlal iddiasını iç hukukta doğru merciye, doğru sürede ve doğru gerekçeyle ileri sürdü mü?”
Eğer iç hukukta “adil yargılanmadım”, “deliller hukuka aykırı”, “kötü muamele gördüm”, “ifade özgürlüğüm ihlal edildi” gibi şikâyetler açıkça dile getirilmemişse, AİHM’de bunları ileri sürmek mümkün olmaz.
AİHM’e başvuru süresi, iç hukuktaki nihai kararın (Türkiye’de AYM’nin nihai kararı) tebliğ veya öğrenilmesinden itibaren 4 AYDIR.
3) Başvuru Usulü ve Gerekli Belgeler
Mahkeme, şekil şartları konusunda son derece katıdır. Başvurular yalnızca Mahkeme’nin güncel ve resmi Başvuru Formu ile yapılır.
Dosyada Bulunması Gerekenler;
Kimlik ve iletişim bilgileri
Kronolojik Olay Özeti: Olayların kısa, öz ve anlaşılır dökümü.
Hukuki Gerekçelendirme: Hangi AİHS maddesinin, hangi eylemle ihlal edildiğinin belirtilmesi.
İç Hukuk Belgeleri: Mahkeme kararları, dilekçeler ve UYAP evraklarının tamamı.
Vekâletname: Avukatla temsil ediliyorsanız, formdaki ilgili alanın ıslak imzalı olması gerekir.
Önemli Uyarı: AİHM, iç hukukta ileri sürülmemiş bir iddiayı (örneğin yerel mahkemede söylenmeyip ilk kez AİHM’de söylenen bir şikâyeti) kural olarak incelemez.
AİHM, yalnızca somutlaştırılmış, delillendirilmiş ve hukuki temeli açıkça belirtilmiş başvuruları inceler.
4) Hangi Hak İhlalleri AİHM’e Götürülebilir?
AİHM, AİHS ve ek protokoller kapsamındaki hakları inceler. En sık başvurulan ihlal türleri:
Türkiye hakkında en sık verilen ihlal kararları da bu alanlardadır.
5) AİHM’in İnceleme Süreci ve Kararların Etkisi
AİHM süreci iki temel aşamadan oluşur:
Devletin sorumluluğunu değerlendirir
İhlal olup olmadığını belirler
Gerekirse tazminata hükmeder
Yapısal sorunlar varsa genel tedbirler önerebilir
İhlal olup olmadığı karara bağlar.
Tazminat: Mahkeme “adil bir karşılık” olarak maddi ve manevi tazminata hükmedebilir.
Yeniden Yargılama: AİHM’in ihlal kararı, Türkiye’de CMK m. 311 uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebidir.
Bağlayıcılık: Kararlar devlet için bağlayıcıdır. Uygulama süreci Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından takip edilir.
6) Stratejik Ayrım: AİHM mi, BM mi?
Uluslararası mekanizmalara başvururken doğru merciyi seçmek, davanın kabul edilebilirliği açısından hayatidir.
7) Ceza ve İdari Dosyalarda AİHM’e Giden Yol
Ceza dosyaları için tipik sıra:
Soruşturma → İtiraz/İstinaf → Temyiz → AYM → AİHM : Bu aşamalarda “haksız tutuklama”, “makul sürede yargılanmama”, “dijital delillerin hukuka aykırılığı” gibi şikâyetlerin iç hukukta mutlaka dile getirilmiş olması gerekir .
İdari dosyalar için tipik sıra:
İdare → İdare Mahkemesi → Bölge İdare Mahkemesi → Danıştay → AYM → AİHM : Bu tür dosyalarda “yürütmenin durdurulması” talebi başvuruyu güçlendirir.
8) AİHM Başvurularında En Sık Yapılan Hatalar


